
17 Şubat 2019

Tarihçi Mustafa Solak ‘ın yeni kitabı “Diyanet’in Fetvaları” ile fetvaların Cumhuriyetimize, kadına, insan onuruna, laikliğe aykırı yönlerini yasalarımızla karşılaştırarak ortaya koymuş????
14 Mayıs 2024
Eğitim İş İstanbul 1 Nolu Şube 7. Olağan Genel Kurulu; 31 Mayıs 2024 Cuma günü Saat: 12.00-16.30 saatleri arasında Bakırköy Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi salonunda, çoğunluk sağlanamadığı taktirde 1 Haziran 2024 Cumartesi günü Saat: 12.00-16.30 arası Bakırköy Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi salonunda aşağıdaki gündem maddeleri ile yapılacaktır.
EĞİTİM İŞ İSTANBUL 1 NOLU ŞUBE
YÖNETİM KURULU
12 Ocak 2022
Milli Eğitim Bakanlığına (MEB) bağlı Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğünün ilgili kurumlara gönderdiği karara göre, 2021-2022 döneminden itibaren ülke genelinde çok sayıda mesleki ve teknik Anadolu lisesi (MTAL) bünyesinde mesleki eğitim merkezi (MESEM) açılacak.
Kararda, “Mesleki ve teknik ortaöğretim okullarında kayıtlı öğrencilerden; doğrudan, yıl sonu başarı puanıyla veya sorumlu olarak sınıf geçemeyenlerle devamsızlık nedeniyle başarısız sayılanlardan öğrenim hakkını tamamlayanlar ile öğrenim süresi içinde ikinci defa sınıf tekrarı durumuna düşen veya hali hazırda devamsız olan öğrencilerden mesleki eğitim merkezi programına kayıt yaptırmak isteyenlerin kayıt işlemlerinin yapılabilmesi için MEB tarafından yapılan değerlendirme sonucunda, 2021-2022 eğitim-öğretim yılından itibaren; bazı mesleki ve teknik ortaöğretim okullarının bünyesinde okul/program türü açılması uygun bulunmuştur.
Bu Kararların ardından; İlçe Milli Eğitim Müdürlükleri tarafından acele ve günlü olarak, Meslek Liselerine gönderilen yazı ile, 31 Aralık tarihine kadar MESEM lere öğrenci kaydı yapılması, okulların bulunduğu ilçe ve semtlerde öğretmenlerin, koordinatörlük görevlerini bırakarak esnafları gezmeleri ve bilgi toplamaları istenmiştir. Okul Müdürleri bunu kendilerine kutsal görev kabul ederek, örgün eğitimdeki tüm sınıflara MESEM’i cazip gösteren konuşmalarla, veliler okullara davet edilmişlerdir.
MESEM programı her ne kadar, devamsızlıktan başarısız sayılanlar, sınıf geçemeyerek öğrenim hakkını tamamlayanlar için gibi gözükse de, mevcut durumda, örgün eğitimdeki tüm öğrencilere seçenek olarak gösterilmiştir. (Kayıtlar 31/12/2021 tarihinde son buldu. Ancak son gelen yazı ile beraber 04.02.2022 tarihine kadar kayıtlar uzatıldı. Bu tarihe kadar kayıt yaptıran öğrenciler 2021-2022 öğretim yılı öğrencisi sayılacak.)
Önümüzdeki yıldan itibaren, kararın yasallaşması nedeniyle, 8.sınıftan itibaren öğrenci ve velilere de 4 gün işyerine gidip 1 gün okul gelerek hem diploma alacakları hem de asgari ücretin %30 kadar ücret alacakları anlatılarak geçim derdine düşen ailelere ve onların çocuklarına MESEM güzellemeleri yapılacağı aşikardır. Meslek Lisesi öğrenci ve veli profiline baktığımızda, “Meslek Lisesi Diploması” yanında, asgari ücretin üçte biri oranında ücret alacağının söylenmesinin cazip gelmemesi düşünülemez. Bu durumda Mesleki Teknik Anadolu Liseleri’nin (MTAL) Mesleki Eğitim Merkezleri’ne dönüşmesi kaçınılmaz olacaktır.
Ayrıca MESEM’in yaygınlaştırma tanıtımında; “Erken yaşta sigortanız yapılıyor”, “Fabrikaya okul kuruyoruz”, “ Genç işsizliği önlüyoruz “ gibi popülist yaklaşımlar gerçeği yansıtmamaktadır. Gerçek; devlet eliyle çocuk işçiliğinin yasal hale getirilmesi, çocukların ellerinden geleceklerinin, hayallerinin ,çocukluklarının ellerinden alınarak sermayeye ücretsiz işgücü sağlama diplomalı itaatkar köle toplum inşa etme düşüncesidir.
Mevcut yasalara dayanarak, çocuğun eğitime okulda devam ettiği algısı ile, ” 4 gün işyerinde meslek eğitimi” gibi gösterilmesi bir aldatmacadan ibarettir. 15 yaş öğrencisi, işverenin insafına terk edilmiş olacaktır. Çocuğun temel haklarına erişmesi gibi yüksek yararı gözetilmesi gerekirken, sosyolojik, psikolojik, sistematik hiç bir alt yapısı bulunmayan bir yapbozun içine bugün ve gelecekteki meslek lisesi örgün öğrencileri atılmak istenmektedir. Eğitim süreklilik içeren bir olgudur. Bir eğitim modelini oluştururken eğitim metotlarının, hangi koşullarda yararlı olmadığının tanımlanması ve tanımlanan koşullarda neler yaparak eğitimin doğru amaca ulaşabileceğinin sorgulanması gerekir. Eğitim sermayenin ihtiyaçlarına göre düzenlenemez. Çocuk, özgürlüğe doğru eğitim aracılığıyla ulaşır. Oysa yapılmak istenen çocuğu özgürleştirmek değil köleleştirmektir.
Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ve MESEM programı ve kurum yapısına bakıldığında, bu kararların başka planlar içerdiğini anlamak zor değildir.
| Mesleki Ve Teknik Anadolu Lisesi Makine ve Tasarım Teknolojileri | Mesleki Eğitim Merkezi Makine Teknolojisi Alanı | ||||||
| Bilgisayarlı Makine İmalatı Endüstriyel Kalıp Makine Bakım Onarım Bilgisayar Destekli Makine Ressamlığı Bilgisayar Destekli Endüstriyel Modelleme Tıbbi Cihaz Üretimi Endüstriyel Ürünler Tasarımı Değirmencilik Savunma Mekanik Sistemleri Mikromekanik | Bilgisayarlı Makine İmalatı Dalı Endüstriyel Kalıp Dalı Makine Bakım Onarım Dalı Bilgisayar Destekli Makine Ressamlığı Dalı Mermer İşleme Dalı Bilgisayar Destekli Endüstriyel Modelleme Dalı Değirmencilik Dalı Anahtarcılık Ve Çilingirlik Dalı Saat Tamirciliği Dalı | ||||||
| 9.sınıf (örnek) kültür dersi : 30 saat meslek dersi : 11 saat | 10.sınıf 28saat 14saat | 11.sınıf 16saat 17saat | 12.sınıf 11saat 24saat | 9.sınıf(örnek) kültür dersi : 6 saat meslek dersi : 2 saat | 10.sınıf 6 saat 4 saat | 11.sınıf 3 saat 7 saat | 12.sınıf 2 saat 8 saat |
| Seçmeli dersler 2 saat | – | 9saat | 7saat | Seçmeli dersler 2 saat | – | – | – |
| 12.sınıftan itibaren 3 gün işletme 1gün okul | 9- 12 . sınıfa kadar 4 gün işletmede 1 gün okul | ||||||
| Akademik destek 12. Sınıfta 31 saat | Akademik destek yok. |
Program açısından değerlendirme yapıldığında,
MESEM’lerin yaygınlaşması toplum açısından da bir çok olumsuzluğu beraberinde getirecektir.
Çocuk işçilerin asgari ücretin altında bir ücretle çalıştırılması, bu ücretin ve sigorta giderlerinin devlet tarafından karşılanması, sermayeyi çırak çalıştırmanın emek maliyeti sıfır olmasından dolayı buna yöneltecek, iş yerlerinde çalıştıracağı ücretli personel sayısını azaltma yoluna gidecektir. Bu durum ülkemizde zaten oldukça yüksek olan işsizlik oranının daha da artmasına neden olacaktır.
MESEM’ cazip gösterilerek kayıt yaptırılan çocuklar açısından durum şüphesiz daha vahimdir.
İş yerinde risk altındaki çocuklar, çevresindeki yetişkinlerin dünyasına ait olacaklardır. Bu yaş grubunun kendi yaşıtları ile vakit geçirme, yaşına uygun sosyal faaliyet ve alanlardan kendini beslemesi ve hayata hazırlanması gerekirken iş hayatı sorumluluğu omuzlarına taşıyamayacağı yükler yükleyecektir. Hayata erken atılmak zorunda bırakılan bu çocuklar fiziksel ve psikolojik açıdan hasarlı toplum bireyleri haline geleceklerdir.
Ekonomik olarak sömüren, tehlikeli işleri yapmaya mecbur kalacaklar, yetişkinlere oranla bilgi ve deneyimleri az olan çocuklar iş kazası meslek hastalığı gibi olumsuz durumlar karşısında daha fazla risk altında olacaklardır.
Çocuğun Eğitim hakkı, İnsani şartlarda yaşam hakkı, İstismar ve ihmalden korunma hakkı, Ekonomik sömürüden korunma hakkı vardır. Bugün, Meslek Liselerinin MESEM’e dönüştürülmeye çalışarak başlanan bu çocuk hakları ihlaline dur demezsek, yarın müdahale edilmesi daha zor bir hale gelecektir.
Meslek liselerinden MESEM ‘ e kaydırılan bu çocuklar ve gençler büyük bir eğitimsizlik girdabı ile karşı karşıya kalacaklar. Bunun sonucunda ; üretken biçimde çalışamaz, sağlıklarına ve bedenlerine özen gösteremez, kendilerini gereği gibi koruyamaz ve kültürel açıdan zengin bir yaşam sürdüremez olacaklardır.
Öğretmenlerin büyük çoğunluğu bir şekilde mağduriyet yaşayacaktır. Norm fazlası olmaları nedeniyle, başka okullara veya bölgeye atanma sorunu ile karşı karşıya kalacaklar.
Genel bir değerlendirme ile;
Meslek Liseleri bünyesine MESEM açılması teklifi ve yapılan düzenlemeler, 2016 yılından itibaren yasalaşmaya başlamıştır. Çıraklık eğitimini zorunlu eğitim kapsamına alarak , bu eğitimin verildiği kurumlar Mesleki Eğitim Merkezi haline getirilmiş ve bu kurumların statüsü diğer ortaöğretim kurumlarının seviyesine çıkartılmıştır. 14.08.2020 tarihli Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğü Mesleki Eğitim Merkezi Diploma Telafi Programı konulu yazısıyla “Mesleki Eğitim Merkezleri Haftalık Ders Çizelgesi ve Diploma Programı” yayınlanmış ve 2019-2020 eğitim öğretim yılından itibaren mesleki eğitim merkezlerinde diploma programı kademeli olarak uygulamaya başlanmıştır. Organize Sanayi Bölgelerinin yönetimlerine, özel mesleki eğitim merkezleri açma hakkı verilmiş, ayrıca özel sektör tarafından açılacak olan bu kurumlara devlet teşviği verileceği açıklanmıştır. Kamu kaynaklarının, kamu okulları yerine sermayeye aktarımı için yeni bir alan oluşturmaya çalışıldığı anlaşılmaktadır.
Bu hazırlıklar; yoksul çaresiz çocuklar, ebeveynlerin eğitim ve gelir durumu dikkate alındığında aslında yoksullaştırılan halka dayatılan, sermaye için ucuz işgücü, iktidar için ise köleleşmiş kitle yaratmanın adımlarıdır.
MESEM ’lerin yaygınlaşması ile
MEB’in eğitime piyasacı bakış açısı, yoksullaştırılan halkın çocuklarını, çocuk işçi olmaya özendirmesi, siyasi gelecek için köle kitle oluşturma çabası, yoksullaştırılan emekçi sınıfının çocuklarının sermayeye yem yapması kabul edilemez. Devletin görevi çocuk işçiliğini yasalaştırmak değil, çocukların örgün eğitimde kalmaları ilgi, yetenek ve tercihlerine uygun, her bireyin ulaşabileceği, parasız, laik, bilimsel, eşit eğitim vermek ve insan onuruna yaraşır bir gelecek imkânı sağlamaktır.
Öncelikle ülkenin mesleki eğitim ihtiyaçlarının çıkarılması, var olan meslek okullarındaki eğitim sistemlerinin incelenmesi, dünyadaki mesleki eğitim sistemleri ve eğitim modellerinin incelenmesi, doğru eşleştirme analizlerinin yapılması ve mesleğin sahibi öğretmenlere ve onların temsilcisi olan sendikalara sunularak fikirlerinin alınması, bir yol haritası çıkarılarak oldu bittiye getirilmemesi gerekmektedir.
Eğitim ve çocuklarımız yapboz tahtasının bir parçası değildir. Özgürlük eğitimle kazanılır. Özgür, haklarını bilen istediği mesleğe ve eğitime ulaşabilen çocukların yarınları ve onların hedefleri için mücadele etmek sorumluluğumuzdur.
DEVAMI